21/7/2009 - Kalkan

Tatilden döndüm. Hoşgeldim.
* Pirat Otel' de kaldık. ( http://www.hotelpirat.net/turkce.php ) İlk gün ayrı yataklı oda krizi yaşadık ama sağolsun çözüm buldular. Sakin, kendi halinde ama sıcak bir otel. Animasyon, hareket arayanlar için uygun değil. (Şansımıza 15 günde bir yaptıkları bir şov rastgeldi. Ateşlerle danseden bir kız ve erkek dansçı. Eğlenceliydi.) Biz daha eski olan tarafında kaldık. Balkonlu tarafın manzarası çiçekli balkonları daha hoş. Plaja yakın olması güzeldi. Biraz havuz biraz deniz zevkli oldu.
* Kalkan' da ingilizler çok. Restoranlar bize pahalı geldi. Hoş bir cafe keşfettik. " BEGONVİL CAFE " Adını bilmediğim abi bizi çok iyi besledi:), ağırladı. Nefis gözleme, sandöviç, hamburger..vs. Hem hesaplı hem de çok doyurucuydu. Hatta dönüşte bavullarımızı otogara götürmek için yardım teklif etti , çok hoşumuza gitti kibarlığı.
* " PATARA JEEP SAFARİ " ile jeep safariye katıldık. Çok keyif aldık. Tek türk bizdik. Xanthos ( Antik kent ), Patara ( muhteşem bir yer, kesinlikle görülmeli. Hele kum tepeleri harika bir yer. Çöldeymiş gibi hissediyorsun. Patara plajı kocaman upuzun bir kumsal. Zaten Türkiye' nin en uzun kumsallarındanmış. Denizi sığ. Biz gittiğimizde çok dalgalıydı ama yine de keyif aldık. ) Saklıkent Kanyonu ( harika bir yer, burası da kesinlikle görülmeli, suyu buz gibi, doğal güzelliği inanılmaz, etrafındaki yemek yerleri suyun üstünde falan nefis ) Karaçay ve Çamur banyosu aktivitelerimizdi. Çamur banyosu ve Karaçay faslındaki 2 oralı küçük arkadaşların sıcaklığı, tatlı şiveleri ve ilgisi unutulmazdı. Çok masum , sıcaklardı. Turda çok eğlendik. Su şakaları, güzel manzaralar, karaçayda çamurlardan arınıp çayın içinde karpuz yemek, elele buz gibi güçlü akan suyun içinde Saklıkente geçmek, Xanthos' da kazı yapan adamlarla sohbet, yarı fransız yarı türk tur şöförüyle sohbet, türk olmayan tur arkadaşlarıyla anlaşmak ve eğlenmek.... İyi ki katılmışız dedik tur sonunda. * Bir gün de tekne turu yaptık. Ama bendeniz küçüklüğümden beri yıllar sonra deniz tutması denen iğrenç duruma maruz kaldım. Birkaç kez harika denize girebildim. Sıkça yatarak geçti tur. Allahtan eşim bol bol yüzdü, balık tutmakla uğraştı, eğlendi. Ben de kendime ingiliz bir arkadaş buldum. Çat pat sohbet ettim. Deniz tutması iğrenç birşeymiş yıllar sonra tekrar hatırladım.
* Gazete , penguen ve uykusuz okumak... hımbıl hımbıl yatmak... zırt pırt havuza deniz girmek... kitap okumak ( 2 kitap bitirdim.. Birini de yarıladım ) etraftakiler gözlemlemek.. Ev işi yapmak zorunda olmamak... Harikaydı
* Kalkan' dan Kaş' a minibüsler var. Yarım saat sürüyor. Kaş' a giderken çok övülen Kaputaş Plajından geçiyor minibüsler. Gözüm kaldı ama vakit darlığı ve uygun olmayan şartlardan dolayı gidemedik. Ama görmek bile mutlu etti. Suyun rengi harikaydı. Kaş da küçük çakıl plajı diye gerçekten küçücük bir yer var. Onun hemen yanındaki Çınarlar mı Çınar mı neydi beach clup denen yerde günü geçirdik. Manzara, su nefisti. Yanında minik minik balıklar, su berrak... Kaş' ın doğal güzellikleri var elbet ama basbayağı da hareketli bir şehir gibi. Yani kalabalık ve yoğun. Kalkan çok daha sakin, kendi halinde bir yer.
|
|
Yorum (6) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
6/7/2009 - üff parmağım acıyo:(
 Marley and me (marley ve ben) filmini izledik. Bir aile oluşumu ve köpek sevgisi. Köpekseverler kesinlikle izlesin. Duygusal ve sıcak bir film. Bu Cuma akşamı yolcuyum, bağlasanız durmam :) nereye mi? Kalkan ' a. Aslında amacımız Kaş dı ama olsun yakınındaymış nasılsa. Çok ihtiyacım var her insan gibi monotonluktan uzaklaşmaya, kurtulmaya. Tatile gidebileceğim için binlerce kez şükrediyorum Allahıma. Darısı isteyen herkesin başına. Tatile giderken işleri toparlama telaşı oluyor haliylen. Dönüşte de burnundan getirme operasyonu :) buna değer ama tatil. Cumartesi günü Terminatör' i izledik eşimle. Eşim istemese benim niyetim yoktu bu filme gitmeye. Buz Devri ni isterdim mesela. Neyse. Film o kadar hareketli, heyecanlıydı ki. Zıp zıp heyecanla izledim. Gittiğime pişman olucağımı sanıyordum ama olmadım. Keyifliydi. Ama yoruldum vallahi aksiyonundan, seslerinden, ani görüntülerden. Geçen hafta dayım vefat etti. Kanserdi. Durumu kötüleşmişti epey. Ölümü düşünmek, cenaze evindeki ruh halleri, insan tahlilleri derken bir iki günüm kasvetli geçti doğal olarak. Allah çok sevdiklerimizin ölümünde ruh sağlığımızı korusun başka bişi demiyorum. The Aviator filminiz izledik evde. Leonardo Di Caprio başrolde. Amaan boşa zaman kaybıydı, gıcık oldum. Uzun, bayan bir film. Di Caprio' nun obsesif rahatsızlığının azdığı anlardaki oyunculuğunu beğendim o ayrı. Film biyografik bir film. Bir milyarderin hayalleri uğruna verdiği mücadele. İlk büyük uçağı yapması, aşkları, hırsı...vs Bugün sabahtan beri kendimi kaç kez yaraladım. Az önce parmağımı feci şekilde kapıya sıkıştırdım. Canım feci acıdı, bayılıcaktım. Dalgınlıktan mı, kafa doluluğundan mı bilmiyorum sakarlıklarım, kendimi incitişlerim çok oluyor... Sinir oluyorum :( parmağım zonk zonk çok acıyor....
|
|
Yorum (3) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
1/7/2009 - mj
 Çoook küçükken hayal meyal hatırladığım bir çizgifilm karesi dışında İLK sinemayla tanışmam " MOONWALKER" filmiyle olmuştu. As sinemasıydı Osmanbeyde sanırım gittiğim sinema. Şimdi yok o sinema yerinde. Sinemadan çıkınca kendi kendime söz vermiştim artık sık sık sinemaya gitmeliyim diye, çünkü sinemada öyle mutlu öyle kopmuş hissetmiştim ki kendimi. Benim için özel bir filmdi Moonwalker ve tabiki Michael Jackson. Ne albümleri vardı ben de ne de posteri. Şarkılarını duyardık, klipleri çıkardı, dansını taklit eder eğlenirdik. O hep duruyordu anılarımızda ve kafamızdaki yerde. Gittikçe değişti, bi sürü şey yaşadı. Ama ben onu anılarımdaki halimle korudum, yani yüzü bedeni kötüleşmeden, ailevi mahkemesel sorunları olmadan.. O michael başkaydı benim için bu michael başka..Eminim birçok insan için de öyleydi. Ama ölünce ikisi de ölmüş oluyor. Allah rahmet eylesin...
|
|
Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
25/5/2009 - red bull soapbox
Evdeki köşeyi bucağı mis gibi temizledim, kullanmadığım sakladığım herşeyi ayıkladım. Hem ev hem içim ferahladı :) İnsan yıllarca kullanmadığı ya işe yararsa diye sakladığı şeyleri kesinlikle halletmeli bence insanın hem kendisinden hem evinden enerji emiyor bunlar herneyseler. Yorgan olur havlu olur kutu olur kağıt olur elbise olur ne olursa yani...ohhhh çok mutluyum:) Dün Maçka' da yapılan 1. Red bull soapbox yarışına gittik eşimle. Hava sıcaktı ve yarış alanı da kalabalık. Eğlenceliydi. İlginç ilginç tasarımlı arabalar, motorsiklet gösterisi, sunucu Doğa Rutkay' ın rahatsız eden sesi, kalabalığı inceleme zevki .. vs Fakat hem vakit azlığından hem de sıcaktan bunaldığımızdan yarısında koyverdik taksime kızılkayalar hamburgere yol aldık. Taksim' e de sırf kızılkayalar hamburgeri yemek için gittik zaten. Sonra doğruuu eve... Bu arada geçenlerde okumuş olduğum "sol ayağım" ın filmini izledim. Filminden kitap kadar zevk almadım ne yalan söyleyeyim. Tabi Daniel Day Lewis müthiş oynamış ama film pek sıkıcı ve farklıydı benim için kitaptan sonra. Feci tatil hissiyatındayım... Çalışmak istemiyorum. Deniz istiyorum. Otel istiyorum. Kitap okumak ve sadece yüzüp yüzmeyeceğimi düşünmek istiyorum. Yatıp yuvarlanmak istiyorum. Aslında henüz çok sıcak değil hava ama ben erkenden tatil hayallerine başladım. İnşallah güzel bir tatil yapabiliriz bu sene.. Ev borcu + tatil biraz zor gözüküyor ama herşeyden kısmaya razıyım :) Hiç gitmediğimiz bir yere gitme hayalindeyim. Mesela kuşadası, kaş, datça,çeşme.. İlk aklıma gelenler bunlar. Buralara hiç gitmedim. Bir otel pansiyon tavsiye etmek isteyen varsa beklerim.... * fotoğraf eski bir yarıştan...
|
|
Yorum (2) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
16/4/2009 - BAHAR GELDİ Mİ NE

Bahar gelsin...yaz da gelsin.. İnce ince tiril tiril giyinelim, deniz tatil hayalleri kuralım ve gerçekleştirelim. Rengarenk ojeler süreyim, içi fazla dolu olmayan çantalar takayım koluma ( malum yok bere yok şemsiye yok eldiven yok fular derken çantam doluyor..) saçlarım kısacık ilk yazım olacak bu, sanırım pek ferah geçecek :) Bu aralar bir sürü film izledim, Fakat bir türlü yazmak içimden gelmedi. Kısaca aklıma gelenleri sayarsam; Seven Pounds ( Will Smith in filmi, etkilenen arkadaşım çok ama ben fazla etkilenmedim, konusunu söylemiyorum çünkü söylersem filmi izlemenin anlamı kaçabilir, sürprizli filmlerden çünkü ) Avustralya ( Nicole Kidman a bayılıyorum/gereksizce uzun tutulmuş film/başroldeki beyefendi de pek hoş ama adını unuttum, hani şu oscarları sunan yakışıklı ) Changeling ( Angelina hatununun başrolde olduğu film / sinir bozucu hele de anne olanlara / bazı şeyler pek mantıksız geliyor izlerken ama filmdir ne yapsa yeridir dedim izledim:) / bu arada Angelina nın dudakları da çok göze giriyor yahu ) Meet Dave ( Eddie Murphy nin filmi / pek komik dil açıkçası / belki çocukların hoşuna gidebilir ) Çalıştığım şirketin tiyatro kulübündeyim. Bu ay sonu gösterimiz var. Heyecanlıyım. Çok az çalıştık. Umarım rezil olmadan atlatırız:) İki rolüm var. Biri yemekteyizdeki hijyen manyağı bir gıcığı oynamak. Bu arada sonu sürprizli ..güya akıl hastahanesinde yemekteyiz oynuyoruz diye sonunu bağlıycaz atraksiyonlar felan:) nasıl olucak bilemiyorum çok tırsıyorum.. Diğer rolüm de neriman adlı trakyalı çingene bir kadın, kocasıyla çocuğu yüzünden kavga eden bir kadın,.. Kısa bir skeç gibi bişi. Sürekli o şive ağızla konuşmak da pek zor :( umarım falso vermem. Bu aralar iştahım pek bir şahane, canım sürekli yemek istiyor.. Ve sapıtmamak için sağlıklı şeyler yemeliyim. Ama şekere, karbonhidrata zaafım var sanırım :(( Şekerli şeylere karşı benim gibi zaafı olanlar için ve şekeri hayatında azaltmaya çalışanlar için küçük bir notum olucak. Dışardan aldığımız birçok gıdanın içindekiler kısmında "şeker" diye bizi ürkütmemek için şu ifadeler kullanılabiliyormuş. Bilginize, " Sakaroz, mısır şurubu, dekstroz, sorbitol, mannitol, ksilitol, früktoz, meyve şurubu, glikoz, glikoz şurubu, laktoz, maltoz, akçaağaç şurubu, melas, şeker şurubu, turbinado, amazake. "
|
|
Yorum (6) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
9/4/2009 - iyi ki evlenmişim
 *Masamda pembe beyaz karanfiller, arkamda camdan vuran güneş, işdeyim, çalışıyorum. Dün evlilik yıldönümümüzdü:) 3 yılı bitirdik 4 e girdik. Eşimi çok seviyorum. İnşallah ölene dek mutlu ve beraber oluruz. Fenerbahçede romantikaya gittik. Parkta yürüdük. Eşime sürpriz yapıp ( hem de ne zamandır istiyordum) saçlarımı değiştirdim kestirip çikolata/bakır gibi bir renge boyattım. Çok beğendi :) Bende çok beğendim kendimi. *Birçok film izledim ama bir türlü yazmak kısmet olmuyor. *Hala "Sol Ayağım" ı okumayı bitiremedim. Sırada çok çok merakla okumak istediğim " Pasaklı Tanrıça " adlı kitap var. Eğlenceli ve akıcıymış öyle diyorlar:) *Fransız Avene cilt bakım ürünleri hakkında bilgisi, deneyimi olan varmı? Ve dermotolojik cilt ürünlerden tavsiyesi olan?
|
|
Yorum (4) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
2/4/2009 - Hayat

Hayat öyle güzel ki..... Büyütecimi güzellere çevirdim. Zihin gözüm şirinliklerde bugün. Güzellikler.... Bir gülücük güzel.. Bir bebek sesi, kokusu güzel...gökyüzündeki şişman bulutlar... Veee Renkli kalemler, gelinciğin narinliği, çikolatalı kek, sıcak bir fincan yeşil çay, sevgilimin kara saçları tatlı kokusu, bir demet leylak, güneş ışığı, kırmızı fularla ısınmış bir boyun, sevmek, sevişmek, şıkır şıkır küpeler, vapur keyfi, uçan martılar, bir miyav sesi, kuş cıvıltısı, beyaz peynir/domates/maydanoz üçlüsü, içine çeken bir kitap, ılık bir duş, bir kase yoğurt, bir dost kucaklaması, fırında balık yanında şarap, anne kucağı, duayla ferahlayıp uyuyan yürek, elele tutuşmak, kardeş sesi, okunacak dergiler, hayal kurmak, dolu dolu sevmek, güneşin doğuşu, güneşin batışı................. Hayat öyle güzel ki..... :)
|
|
Yorum (3) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
27/3/2009 - 27 mart 2009
 En sevdiğim çiçek GELİNCİK. Papatya da severim ve de leylak... Gül, karanfil..ama en çok gelincik... Christy Brown' un "Sol ayağım" adlı kitabına başladım. Daniel Day Lewis onu oynadığı filmde oscar almış. İzlemedim o filmi. Ama merak ediyorum. Bugün sebze kurutucu aldım. Üçsan marka. Turuncu. Hiç denemediğim bir şey. Merak ediyordum. Bakalım kullanışlı bişeymi...
 Birkaç gündür migren midir başka bir şey midir bilmiyorum ama başım midem boynum bir tuhaf. Lodostan mı depresif olmamdan mı...bilemiyorum. İlaç da almıyorum inatla.. Haberleri izlemek bir işkence.... :( çok üzülüyorum memleketimde olanlara..dünyada olanlara... Ya küfrediyorum haber izlerken yada ağlıyorum.. Ne acı başka bir şey yapamamak.. Pazar seçim günü.. Oyumuzu verelim. Hayırlısı olur inşallah.
|
|
Yorum (1) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
4/12/2008 - Aramızda Casus Var

Coen kardeşlerin filmine gittik Deniz'le. Burn After Reading ( Aramızda Casus Var). Keyif aldık izlemekten. Kara komedi. Brad Pitt ve George Clooney i farklı şekilde görmek benim hoşuma gitti açıkçası. Yanlış anlamalar zincirlemesi, saflıklar, endişe ve paniğin insanları nasıl farklı yollara ittiği. İnternette kötü yorumlar çok film için. Ama herkesin fikri kendine:)

İşyerinde arkadaşım izinli olduğu için çok yoğunum. Deli gibi tatili bekliyorum. Şimdiden iyi bayramlar herkese.
Kitap okumuyorum bu ara... :( elimde okuyabileceğim kitabım yok, alamadım da. Neyse ben kitap okumadan duramam ki. Bulmalıyım, almalıyım.
|
|
Yorum (2) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
25/9/2008 - Koku ve Düş

Geo dergisinde okudum. Eylül sayısında.
"Mannheim Üniversitesinin kulak burun boğaz kliniği ile ruhsal sağlık enstitüsü, kokular ve düşler arasındaki ilişkiyi inceledi. Araştırma neticesinde verilen sonuç : En sevdiğimiz koku bile bizi kabus görmekten kurtaramaz. Ama güzel bir koku, kötü rüyalarla boğuşurken hissettiğimiz korkuyu pekala biraz hafifletebilir.
|
|
Yorum (5) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
|
Hakkımda
Yaşamımdan paylaşmak istediklerim... Neşe paylaşıldıkça artar, hüzün paylaşıldıkça eksilir. Hele aşıksan yaşam güzelleştikçe güzelleşir gözünde...
Kategorilerim
nasihat
siir
komiklik
kitapkurdu
izledim ler
takdirediyorum
rastgele
tavsiyeediyorum
Arkadaşlarım
• pulcinella • 19levent63 • nrl • antartika • Blogcu Yardım • minikkelebegim • erguvanlar


SEVİYORUUUMM:)
patatesli yumurtaSPONGE BOPSNOOPYsinema
penguenlerincikboncukEVİM dergisiPEMBE PANTERCHARLIE CHAPLIN
JAY JAY JOHANSONSOUTH PARKdansetmekHEİDİPOLYANNA
tiyatrokişisel gelişim yazılarıköpüklü küvet keyfidergi/kitap okumak
PENGUEN dergisidolmabeyaz peynirMALCOLM IN THE MIDDLE
çizgifilmojeküçük fıstıklı lokumyumurtalı süte batırılıp kızartılmış ekmek
çikolatalı ıslak kekmidye tava muzMAVİ AYKOMEDİ DANS ÜÇLÜSÜ
havaifişek izlemekkarda yürümek, kartopu oynamakkomedi türü filmler izlemek
sürpriz hazırlamakscrablerengarenk çoraplar, çamaşırlarçilek / vanilya kokusu
mum ışığında dinlenmekvazoda taze çiçeklerpsikolojiuğurböceklerihediye almak ve vermek

KENDİME ÖĞÜTLER :)
Süt içBulmaca çözMaden suyu içRengarenk giyin
ERTELEME !Yürüyüş yapNefes egzersizleri yapRutini boz ( sol elle diş fırçalamak, farklı yoldan yürümeler...)
Bol sebze ye ( maydanoz, havuç, brokoli...)ŞİKAYET ETME ! Kumbaranı ihmal etme
İp atlaSürprizci olmaya devam etFesat insanlardan uzak durKendine çiçek al
|