K A R M A N Ç O R M A N

20/11/2009 - Beni hatırladın mı?

Kategori: kitap kurdu

 

 

Sophie Kinsella yazmış bu kitabı. Okuyup eğlendiğim Pasaklı Tanrıça' nın yazarı. Bu kalın kitabı da çabucak ve zevkle okudum. Eğlenceli, merak uyandırıcıydı. Bir kadın bir uyanıyor ki hastahanede ve bambaşka bir hayatı var. Fakat kendisi bunları hatırlamıyor. Tek hatırladığı 3 yıl önce arkadaşlarıyla eğlenceden dönerken düştüğü an. Yani son 3 yılı hafızasından silinmiş. Hatırlama çabaları, hayatı hakkında öğrendikleriyle yaşadığı şoklar, merak, komiklikler, aşk, iş.....vs.


 

 

 

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

12/11/2009 - Yıkılmadım ayaktayım:)

                                      

SaÄŸlık sorunlarım sebebiyle uzun zamandır bloguma yazı yazamadım, gerçi pek de merak edenim takip edenim yok ya zaten neyse:)

Evde televizyon izlemek zorunda kaldığım günlerde zaplarken birkaç not almıştım onları paylaÅŸayım;
Doktor Mehmet Öz' ün programına takıldım biraz. HoÅŸuma gitti. Çok öÄŸretici. Konu erkek saÄŸlığı idi. Bir sürü ÅŸey öÄŸrendim ama aklımda kalanlar ÅŸunlardı. Erkekte göbek büyüdükçü testesteron düÅŸüyormuÅŸ. Erkeklerin bel çevresi 100 ün altında olmalıymış. Göbek büyüdükçe böbreklere baskı oluyormuÅŸ bu da yüksek tansiyona sebep oluyormuÅŸ. Ve programda ilk defa gerçek bağırsakları gördüm ve yanında da kanser olmuÅŸ bağırsağı ıyyy çok kötüydü.

Seda Sayan' ın programında da İletiÅŸim Uzmanı olduÄŸu belirtilen Canten Kaya adlı bir bey vardı. Kadın erkek iliÅŸkilerinde iletiÅŸimden bahsediyordu. Hepsini izlemedim ama ÅŸu anekdot aklımda kaldı ve hoÅŸuma gitti. Bir seminerinde adama sormuÅŸ Karını seviyor musun adam demiÅŸ seviyoz peki niye söylemiyorsun demiÅŸ :) " kararımızı deÄŸiÅŸtirirsek söyleriz" demiÅŸ yüce abi :))))  Erkekler sonuç kadınlar paylaşım odaklı imiÅŸ ondan böyle oluyormuÅŸmuÅŸ :)

Evlilik programlarına hep yaşı ilerlemiÅŸ insanların katıldığını sanıyordum. MeÄŸer gencecik insanlar da katılıyormuÅŸ. Åžaşırdım. İletiÅŸim, sosyal yalnızlık o kadar mı büyüdü ki gençler evliliÄŸi televizyonlarda arar hale geldi bana tuhaf geldi. Hadi yaÅŸlandıkça belki çember daralıyor:) ama gencecik insanın ben evlenecek kimseyi bulamıyorumvari çıkışı hiç normal deÄŸil bence. Gerçi zaten bu programların hangisi düzgün ya da saÄŸlıklı onu bilemiyorum uzun uzadıya izleyip kurcalamadım. Tuhaf geldi.

Yorum (2) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

3/11/2009 - sert adam

Kategori: izledim ler

                                                                  


Haftasonu kanal kanal gezerkene bir kanalda Cüneyt Arkın' ın bir filmine rastladık. Ben Cüneyt Arkın' ı sevmem. Bana çok abartılı, aşırı gelir hep. Mimiklerini, bakışlarını hiç sevmem. EÅŸimin ısrarıyla filme takıldık. Filmin adı :) " Sert Adam". Nasıl isim ama :) Bitmek üzereydi biz filmi izlerken. Filmde Cüneyt Arkın yani sert abi bir minibüsü güya zırhla kaplıyor falan, tabancalar, sevgilisinin tuhaf tripleri:) yani film epey ilginçti. Hele intikam alacağı adamın iÅŸyerine vardığında bir sürü fedainin ona silah doÄŸrulttuÄŸu ve Cüneyt' in bakışlarına dayanamayıp :) silahlarını senkronize olarak indirdikleri sahneler gülmekten öldürdü bizi:))

EkÅŸi sözlükte de okuduÄŸum ve katıldığım ÅŸu cümleleri de paylaÅŸmak isterim;
"en garip bölümü motelde geçen bölüm bence. cüneytle kadın adamlardan kaçıp yol üstünde bir motele saklanıyorlar. neyse odaya yerleÅŸiyor bunlar, akabinde telefon çalıyor. arayan kadının annesi. burada dumur mu olunur yoksa aÄŸlanır mı gülmekten bilemedim, arada kaldım. ne lan bu cep telefonu gibi. ajan mıdır nedir anası. "

Eski türk filmlerini izlemek çok keyifli :) O zamanın hissiyatı, ÅŸartlarıyla yapılmış, saf ve güzel. Kimi zaman çok komik kimi zaman acıklı.....

Yorum (1) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

30/10/2009 - iki dil bir bavul

Kategori: izledim ler



                                                  

Sinemaya gidi
ÅŸimiz pek maceralıydı. Kendimizden emince önce Meydan' a gittik. Meydan' da bu film yokmuÅŸ meÄŸer. Dedik Capitol' de kesin vardır. Cuup capitole. Aboo orda da yokmuÅŸ. Hemen kardeÅŸimi aradım internetten bak dedim nerde var bu film baÅŸka. AtaÅŸehir. Hiç gitmediÄŸimiz bir sinema. Azmettik trafik mrafik bulduk ve izledik.

Emre Aydın Denizlili bir öÄŸretmen. İlk öÄŸretmenlik görevini uzak bir kürt köyünde yapması, çocuklara türkçe öÄŸretme çabası, yalnızlığı, zor ÅŸartlar... Filmdeki çocuklar öyle tatlı, öyle masumlar ki.. Ve de ürkek. Herkes gerçek, herkes kendisi. ÖÄŸretmen kürtçe bilmiyor, öÄŸrencilerin çoÄŸu da türkçe bilmiyor. İletiÅŸim çabaları hem komik hem acıklı. Zülküf. Öyel tatlı bir bıdık ki. Onun olduÄŸu her sahnede pür dikkattim. Çünkü öyle güzel masum ve ürkek ki. O Zülküf' ün kalemi kemirerek neredeyse yemesi, çocukların bakışları, çamaşır yıkayan çocuklar, taÅŸlarla oynamaları........Birkaç diyalog var mesela öyle kafada kalıcı ki;

* ÖÄŸretmen diyor ki "dediÄŸimden hiçbi ÅŸey anlamıyonuz di mi? anlamıyonuz mu? anlamıyonuz di mi? öyle gülüyonuz zaten. iyi ben de sizi anlamıyom zaten. ee napacaz?"

* Karneleri verirken ÖÄŸretmen zülküf e soruyor tatilde kitap okuyacak mısın diye. Öyle rahatça hayır diyor. ÖÄŸretmen dayanamıyor yine " ne demek hayır lan" :)

*öÄŸretmen çocuÄŸa okutuyor "aile " diyor. Çocuk da " aaale " diye tekrarlıyor. ÖÄŸretmen diyorki "senin ailen var mı?" "hayır " diyor bıdık. ÖÄŸretmen de kızıyor "nasıl hayır len"

Güzel bir belgesel... Onu bunu düÅŸünmeden izledim ve keyif aldım. Ve diyorum ki temiz evlerinden okula giden, bir sürü kalemi defteri olan çocuklara izletmeli bu filmi. Kıymet bilmeleri için. BaÅŸka yerlerde baÅŸka hayatları görmeleri için.

Yorum (1) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

28/10/2009 - TUTUMLUYUZ

                             


Sizlere daha önce övmüÅŸ olduÄŸum http://www.tutumluhayat.blogspot.com/ sitesi http://tutumluyuz.com/ olmuÅŸ. Çok faydalı, önemli konulardan bahsediliyor. Bilginize...

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

27/10/2009 - nefes

Kategori: izledim ler
Cumartesi akÅŸamı evimize çok yakın olan Meydan alışveriÅŸ merkezine gitmiÅŸtik sinema için. Aboriii ! bi baktım zombiler dolanıyor etrafta :) MeÄŸer dünyanın 40 ayrı ülkesindeki Michael Jackson hayranları aynı anda ünlü Thriller Dansını yapcaklarmış. Tabi biz gece 3 buçuktakine kalmadık. Ama pek dansettiler izledik hoÅŸumuza gitti, eÄŸlenceliydi. Gençlik pek yaratıcı:)öyle deÄŸiÅŸik ÅŸekilde hazırlanmışlar ki...

Bu linkte video ve bilgi var :) http://haberhurriyeti.com/HaberDetay/10616-hayranlarinda-michael'a-saygi-dansi.aspx


Sinemaya gelince; 
                 
                                                                  
Levent Semerci' nin yönettiÄŸi "Nefes" adlı filme gittik. Bana kalsa gitmezdim, eÅŸim merak ettiÄŸi için gittik. Ama gittiÄŸime deÄŸdi, etkileyiciydi. Gerilimli ve sinir bozucuydu ama gerçekler acı deÄŸil midir zaten. Hele de savaşın, kavganın, dünyanın gerçekleri. Birkaç esprili sahne de epey baÅŸarılıydı. Oyuncuları da çok beÄŸendim. Film bittiÄŸinde salonda çıt yoktu. Sanırım herkes çok etkilenmiÅŸ, duygulanmıştı ve de yorulmuÅŸtu. Yakını askerde olan gitmemeli bence yada tanıdığı ÅŸehit olmuÅŸlar... Çok zor gelir izlemek...Çok bunalım...

Yorum (2) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

23/10/2009 - Elif Şafak' ın Aşk' ı

Kategori: kitap kurdu
                                              


" AÅŸk " bitti. Elif Åžafak' ın " Siyah Süt "  adlı kitabını okumuÅŸ, beÄŸenmiÅŸtim. Bu kitabı da epey meÅŸhurlaşıp etraftan övgüsünü duyunca aşırı popülerliÄŸi ben de kaçıcı etki yaratsa da arkadaşım verince artık okuyayım dedim :) kitap elime gelmiÅŸ, bana gelmiÅŸ:) oku beni demiÅŸ:)

Aslında bi ordan bi ÅŸurdan bi burdan kitaplar bazen beni yoruyor açıkçası... Demek istediÄŸim farklı ağızlardan farklı yerlerden birÅŸeyler anlatıyor ya bu beni baÅŸtan sıktı. Ama sonra sonra hoÅŸuma gitti. Ben kitaptan çok etkilenmedim. Elbette çok deÄŸerli sözler, insanlar bahis konusu ama ben yavan hissettim. Bu kitapla Mevlana' yı merak edenler araÅŸtıracaktır güzel tarafı bu. Kitapta deÄŸerli birçok cümle var. Bunlarda benim seçtiklerim;

*Sözün azaldığı yerde, yazı kafiydi.

*Ondördüncü Kural: Hakk' ın karşına çıkardığı deÄŸiÅŸimlere direnmek yerine, teslim ol. Bırak hayat sana raÄŸmen deÄŸil, seninle beraber aksın.  " Düzenim bozulur, hayatımın altı üstüne gelir " diye endiÅŸe etme. Nereden biliyorsun hayatın altının üstünden daha iyi olmayacağını?

*Yolun ucunun nereye varacağını düÅŸünmek beyhude bir çabadan ibarettir. Sen sadece atacağın ilk adımı düÅŸünmekle yükümlüsün. Gerisi zaten kendiliÄŸinden gelir.

*Senin gönlün deÄŸiÅŸirse, dünya deÄŸiÅŸir.

*Otuzsekizinci Kural: " YaÅŸadığım hayatı deÄŸiÅŸtirmeye kendimi dönüÅŸtürmeye hazır mıyım? " diye sormak için hiçbir zaman geç deÄŸil. Kaç yaşında olursak olalım, başımızdan ne geçmiÅŸ olursa olsun, tamamen yenilenmek mümkün. Tek bir gün bile öncekinin tıpatıp tekrarıysa, yazık. Her an her nefeste yenilenmeli. Yepyeni bir yaÅŸama doÄŸmak için ölmeden önce ölmeli

Yorum (3) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

21/10/2009 - ben enerjiyim

Kategori: kitap kurdu
                         


Aura, çakralar, enerji, renkler, hayalde canlandırma teknikleri, meditasyon ve benzeri konulara ilgi duyanlara tavsiye edebileceÄŸim bir kitap "Ben enerjiyim"...İçinde bu konularla ilgili çeÅŸitli alıştırmalar var. Chislane D. Martel yazan ve çeviren Arzu Ünel.

Kitaptan birkaç alıntı yapmak isterim fikriniz olsun diye;
*Semiran Kirlian (1978'de Sovyet Yönetiminden Liyakat Nisanı almıstır) isminde bir Rus tarafından kesfedilen Kirlian fotografı, canlılar tarafından yayılan enerjinin (aura) saptanmasını saglamıstır. Bu konudaki en tanınmıs örneklerden biri, ikiye bölünmüs bir yapragın fotografıdır. Kirlian'ın fotograf yapragı tam olarak gösterir. "Eksik" parçanın enerji alanı (aura), bütün olarak bulunmaktadır. Bu olay, bir uzvunu kaybetmis olan kisinin, hâlâ o uzvunun varlıgını canlı olarak "hissetmesini", sogukluk, uyusukluk hislerinin kaybolmamasını anımsatır. Fiziksel bir parça eksik bile olsa, uçucu alan onu tam olarak gösterir.

Kirlian fotograflarının aynı sekilde, önce tam saglıklı ardından stres altındaki varlıklar üzerine çekilmis örnekleri de vardır. Aura'ları fark edilebilir sekilde degismistir. Bu arastırmalar, enerji alanlarımızın yorgunluk, halsizlik, hastalık veya olumsuz ruhsal durumlarda önemli sekilde degistigini göstermistir. Enerji alanlarımız (aura), uyum içinde titresmedigi zamanlarda, hastalık tehlikesi olusur. Hastalık = uyumsuzluk. Burada, enerjimizi tanımak ve onunla çalısmak; en önemli belirtileri, onlar ortaya çıkar çıkmaz saptamak ve hemen iyilestirmeye çalısmak açısından çok büyük önem tasır. Enerji alanımızı, düsüncelerimiz, olumlu hayaller, yoga, meditasyon, solunum vs. gibi alıstırmalarla önemli ölçüde degistirebiliriz.

*Okula baslamasına ragmen çocuk zihinsel yetilerini daha çok hayal dünyasında kullanır. Bir Kızılderili sef, bir prens, bir kahraman olur. Dikkatli biri, çocugun örnek aldıgı kisilikler aracılıgıyla onun gizli arzusunu fark edebilir ve böylece, üstlendigi evrensel görevin yapısını da açıkça görebilir. Çocukların oyunları, en derin ruhsal arzularının ve günlük yasamları için belirlenmis amaçlarının aynası haline gelir. Öyleyse, anne-baba ve egitimci olarak, çocuklarımızın oyun odasında veya okul bahçesindeki hareketlerine yeni bir gözle bakmalıyız.

*Yavas, genis ve derin solunum, saglıklı ve duygularına çok iyi hakim olan bir kisiye isaret eder. Buna karsılık, hızlı, kesik kesik ve yüzeysel solunum, gergin bir kisiyi belirtir. Diger taraftan, endiseli biri, nefesini tutacaktır. Yasamın bu anlık durusu, korkunun bir etkisidir.

*Bir nefret düsüncesi, siddet olarak büyüyüp gelisir ve hatta sınır noktasında, onu yaratan insanda bir hastalıga yol açabilir. Düsünce-biçimin etkisi, üretildiginde yok olmaz. Tıpkı radyo dalgalarının ulasabildikleri uzaklıktaki her alıcı tarafından alınabilmesi gibi, her birimizin yaydıgı düsünceler de, baska zihinleri, olumlu ya da olumsuz olarak etkilemek üzere tüm dünyaya yayılırlar. Bu nokta, telkinin, kitlesel psikoloji olaylarının ve telepatinin gücünü açıklar. Ayrıca, bir seyin benzerini üretmesi gibi, iyi ve kötü düsünceler de kendi denklerini bulurlar ve onları üretirler.

Yorum (1) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

13/10/2009 - gülen dişler





                             



Fikrimühim
sayesinde ağız saÄŸlığı haftasından haberdar oldum. 6-7 ayda diÅŸ hekimine gitmeyi alışkanlık haline getirmiÅŸ olan bendenize düÅŸen görev bilmeyenlere duymayanlara duyurmak. Ve tabiki Colgate in ürünlerini denemek de güzel olucak.

Ağız saÄŸlığı haftası 31 ekime kadar sürecek. Sitesine girdiÄŸinizde ( http://www.agizsagligihaftalari.com/ ) yada ücretsiz danışma hatlarını aradığınızda ( 0 800 211 63 07 - 0532 755 35 40 ) mekanınıza yakın diÅŸ hekimini öÄŸrenebilirsiniz.

Fikrimuhimim yine güzellik yapmış (tabi ki Colgate de) diÅŸ fırçası, diÅŸ macunu, ağız bakım suyu..vs  göndermiÅŸ. En hevesli olduÄŸum ağız suyu. Ne zamandır düzenli kullanım için denemek istiyordum. Rengi pembiÅŸ pembiÅŸ. DiÅŸ macunu da masmavi ÅŸeffaf. Total ismi.

DiÅŸ bakımı bebeklikte baÅŸlar. AÄŸaç yaÅŸken eÄŸilir. Küçüklere örnek olup ağız saÄŸlığımıza önem verelim. Ben diÅŸ ipi kullanmaya baÅŸladığımdan beri kontrollerde doktorumdan hep aferin alıyorum. DiÅŸ ipini kesinlikle tavsiye ediyorum. Bu arada diÅŸ ipi yoktu fikrimühim paketinde. Ben ilk zamanlar ya bunu nasıl kullanıcam ayy ıyy dedim, kanattım falan. Ama insanın eli alışıyor ve farkediyor ki tek başına fırça iÅŸe yaramıyor, DiÅŸ ipi diÅŸ aralarını tertemiz yapıyor.

Kalbimle ilgili sıkıntı çektiÄŸimde doktorun bana ilk söylediÄŸi ÅŸey "diÅŸlerine çok iyi bakacaksın". DiÅŸ demek kalp demekmiÅŸ. Kalp bizim için ne kadar önemli ise diÅŸler de öyle dostlar. Günde ÅŸu kadar fırçalayın ÅŸunu yapın bunu yapın demiycem ama mutlaka akÅŸam yatarken fırçalayın ve 2-3 günde bir de olsa diÅŸ ipi kullanın. Bir de dilinizi fırçalayın. Bazen ağız kokusu sorunu sadece dil fırçalayarak giderilebiliyor.

Gülmek her insana yakışır. Ama temiz, saÄŸlıklı diÅŸli bir ağıza daha da yakışır :)


Yorum (3) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

12/10/2009 - bir yaÅŸ daha...

                                                

Dün doÄŸum günümdü:) 1 yaÅŸ daha büyüdüm...

Şu meşhur " Aşk " kitabına başladım. Elif Şafak. Şimdilik fena gitmiyor.

Yine kahküllüyüm :)

Ne zamandır sinemaya gitmiyorum..özledim..

KomÅŸu gürültüsüne konuÅŸmaktan baÅŸka çare bilen var mı...2-3 kez konuÅŸtuk deÄŸiÅŸen biÅŸi yok.....Duvarlar pek ince... Çocuklar pek terbiyesiz ve gürültülü..sinir içindeyiz sıkça. Ses yalıtımı falan mı araÅŸtırmalı..masraflı biÅŸi olmalı :( offf ki off....



Yorum (3) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

Hakkımda

Yaşamımdan paylaşmak istediklerim... Neşe paylaşıldıkça artar, hüzün paylaşıldıkça eksilir. Hele aşıksan yaşam güzelleştikçe güzelleşir gözünde...

Son yazılarım

Beni hatırladın mı?

Bağlantılar

Ana Sayfa
Profilim
ArÅŸiv

Kategorilerim

  • nasihat
  • siir
  • komiklik
  • kitapkurdu
  • izledim ler
  • takdirediyorum
  • rastgele
  • tavsiyeediyorum

    Arkadaşlarım

    pulcinella
    19levent63
    nrl
    antartika
    Blogcu Yardım
    minikkelebegim
    erguvanlar

    Friendster

    SEVİYORUUUMM:)
  • patatesli yumurta
  • SPONGE BOP
  • SNOOPY
  • sinema
  • penguenler
  • incikboncuk
  • EVİM dergisi
  • PEMBE PANTER
  • CHARLIE CHAPLIN
  • JAY JAY JOHANSON
  • SOUTH PARK
  • dansetmek
  • HEİDİ
  • POLYANNA
  • tiyatro
  • kiÅŸisel geliÅŸim yazıları
  • köpüklü küvet keyfi
  • dergi/kitap okumak
  • PENGUEN dergisi
  • dolma
  • beyaz peynir
  • MALCOLM IN THE MIDDLE
  • çizgifilm
  • oje
  • küçük fıstıklı lokum
  • yumurtalı süte batırılıp kızartılmış ekmek
  • çikolatalı ıslak kek
  • midye tava
  • muz
  • MAVİ AY
  • KOMEDİ DANS ÜÇLÜSÜ
  • havaifiÅŸek izlemek
  • karda yürümek, kartopu oynamak
  • komedi türü filmler izlemek
  • sürpriz hazırlamak
  • scrable
  • rengarenk çoraplar, çamaşırlar
  • çilek / vanilya kokusu
  • mum ışığında dinlenmek
  • vazoda taze çiçekler
  • psikoloji
  • uÄŸurböcekleri
  • hediye almak ve vermek
  • Friendster

    KENDİME ÖĞÜTLER :)
  • Süt iç
  • Bulmaca çöz
  • Maden suyu iç
  • Rengarenk giyin
  • ERTELEME !
  • Yürüyüş yap
  • Nefes egzersizleri yap
  • Rutini boz ( sol elle diÅŸ fırçalamak, farklı yoldan yürümeler...)
  • Bol sebze ye ( maydanoz, havuç, brokoli...)
  • ŞİKAYET ETME !
  • Kumbaranı ihmal etme
  • İp atla
  • Sürprizci olmaya devam et
  • Fesat insanlardan uzak dur
  • Kendine çiçek al
  • Fikrimuhim.com TuzBİBER Dergisinin son sayısı için tıklayınız.